web analytics

Haçlıları Kudüs’ten Çıkartan Hükümdar : Salâhaddin Eyyubî

İsmini okurken bile ayrı bir güzellik , ayrı bir ses ahengi var . Bu büyük komutanın ve dönemin en büyük askeri istilası olan Haçlı Seferleri’ne Anadolu Selçuklularından sonra başarıyla karşı koyan, sarışın,mavi gözlü , yıkanmak nedir bilmeyen katil sürülerinin elinden Kutsal Kudüs şehrini alan İslâm komutanın adını duymayan kalmamıştır. ” Cennetin Krallığı ” adlı alışıldık sinema senaryolarından farklı olarak çekilen filmde ünlü oyuncunun canlandırdığı karakteri unutulmaz kılan sahneler izleyicinin aklından çıkmaz. İzlenilmesi gereken çok önemli bir film olarak dikkat çekmeden geçemiyoruz. Peki kim bu Salâhaddin Eyyubî ? O’nu büyük kılan tarihteki hangi rolü olmuştur ? Önce bahsi geçen filmin sekansı ile başlayalım.

Salâhaddin Eyyubî , en büyük İslâm hükümdarlarından biri olan Mısır sultanı Yusuf İbn-i Eyyûb’ün diğer ismidir. 1138 yılında Mezopotamya’da Tıkrit Şehri’nde dünyaya gelen Salâhaddin , Türk’leşmiş bir Arap ailesindendir. Babası Eyyûp ile amcası Şirkûh, Zengîler’in ( Musul Atabeyleri’nin ) hizmetinde en yüksek görevlere çıkmışlardı. salâhaddin de, Türk subayı olarak Zengî sarayı’nda yetişti. Sultan Nureddin Zengî’nin güvenini kazandı. Sakin görünüşlü bir kişi olan Salâhaddin, üstün bir zekâya sahipti. Sarayda olup biten her şeyi gözlüyor, dinliyordu. Çok geçmeden yönetim sanatının ustalıklarını öğrendi. Bu arada sultanlığın birtakım politik sorunları ortaya çıkmıştı. 

SALÂHADDİN SULTAN OLUYOR 

Mısır’daki Arap Fatımî Devleti çok zayıflamıştı. Eline geçen fırsatı değerlendirmek isteyen Nureddin Zengî , 1163 yılında Şirkûh’u Kahire’ye yolladı. Genç Salâhaddin de, amcası ile birlikte bu yolculuğa çıktı. Mısır’daki ayaklanma kısa sürede bastırıldı. Bu arada Nureddin Zengî’nin desteği olmaksızın yıkılacağını anlayan Fatımî Sultanı, Şirkûh’u kendine vezir yaptı. 1169’da Şirkûh ölünce, Salâhaddin , Mısır’a vezir oldu. Resmen Sultan Nureddin’e bağlıydı ; ama olaylar, ikisinin arasını açtı. Kahire’ye, oğlunun yanına gelen Necmeddin Eyyûp, Salâhaddin’e bağımsızlığa gitme yollarını araştırmasını öğütlemekteydi. Çünkü Mısır, Nureddin’in ülkelerinden çok dah azengin, önemli bir ülkeydi. Ancak salâahaddin , Nureddin’in ölümüne kadar, kendisini yetiştiren bu büyük adama cephe almak yoluna gitmedi. 

Salâhaddin, 1171 ‘de Fatımî Halifesini tahttan indirdi ve hutbeyi, ikiyüz yıl önce olduğu gibi Bağdat’taki Abbasi Halifesi adına okuttu. Böylece Şii olan Fatımi’lerinsaltanatı tarihe karıştı. Bu, İslâm tarihinin en önemli olaylarından biridir. Bu durum karşısında Salâhaddin Eyyubi, Müslüman dünyasında eşsiz bir güven ve saygınlık kazanmıştı. bu sıralarda Sultan Nureddin öldü ve iki hükümdar arasındaki çarpışma kendiliğinden önlenmiş oldu. Çünkü o sıralarda Türk Atabeyi, Mısır’a girmeye hazırlanıyordu. Salâhaddin, ona karşı koyamayacağını anladığından, kardeşi Turan Şah’ın 1173’te aldığı Yemen’e sığınmaya karar vermişti. 

” An-Nasır Salâhaddin Yusuf ” ismiyle Mısır sultanı olan Salâhaddin , artık rakipsiz kalmıştı. Böylece Eyyubiler saltanatı kurulmuş oluyordu.Salâhaddin, Zengilerin Türk ordusunu hizmetine aldı ve İslâm dünyasının en güçlü devletini kurdu. Kısa zamanda Mısır’dan başka Yemen, hicaz, Suriye, Lübnan, Filistin’in, Haçlılar’ın elinde bulunmayan kısmı, Elcezire, Basra, Bingazi, Diyarbakır, Nübre’yi imparatorluğuna kattı.

HAÇLILAR’A KARŞI 

Salâhaddin , 5 Temmuz 1187’de Filistin’in Taberiye bölgesinde Hattıyn Köyü yakınlarında büyük Haçlı Ordusu’nu yakaladı, tamamen yok etti. Bu, Ortaçağ’ın dönüm noktası olaylarındandır. Kudüs, 88 yıllık bir haçlı işgalinden sonra Müslümanların eline geçmişti. Haçlılar, 1099’da Kudüs’e girdikleri zaman kedilere, tavuklara varıncaya kadar bütün canlıları boğazladıkları halde Salâhaddin, bir tek Hıristiyan’ın burnunu kanatmadı. Bu, Ortaçağ anlayışına göre şaşılacak bir şeydi. 

Kudüs’ün düşmesi, Haçlı Seferlerinin en ünlüsü olan III. Haçlı Seferi’nin düzenlenmesine yol açtı. almanya İmparatoru Friedrich Barbarossa, Fransa Kralı Philippe Auguste, İngiltere Kralı ” Aslan Yürekli’ Richard sefere katıldılar. Bu seferde Haçlılar, Salâhaddin ‘in karşısında hiçbir şey elde edemediler. Bu savaş, yeniden onbinlerce Haçlı’nın Kutsal Toprak’larda ölmesinden başka bir sonuç vermedi. 

İngiliz Kralı, Sultan’a layık bir düşmandı. Her ikisi de, birbirlerinin değerine saygı duyarak çarpıştılar. Bir gün Salâhaddin, Richard’ın hastalandığını ve biraz meyva ile bir miktar içecek şey isteğini öğrendi. Bunun üzerine Sultan, meyva ve içecek ile birlikte kendi özel doktorunu da Richard’a yolladı. 

 1192 yılında yapılan barışa göre Salâhaddin’in bütün Filistin topraklarının yegane sahibi olduğu ilân edildi. Fakat bu zaferinden sonra uzun süre yaşamadı. 1193’te henüz 55 yaşındayken hayata gözlerini kapadı. Tarihin önemli kişilerinden olan Salâhaddin Eyyubî , batıda, doğuda örnek hükümdar olarak kabul edilmiştir. Sert şartların hüküm sürdüğü Ortaçağ’da Salâhaddin hoşgörüyle davranmış ; düşmanlarını bile kendine bağlamak yoluna gitmiş ; gerekmekdikçe kan dökmekten kaçınmıştı. Verdiği sözü tutmasıyla tanınırdı. Salâhaddin başarılarını, ezici çoğunluğu Türk olan bir ordu ile sağlamıştır. Kültür, edebiyat ve sanatı korumuş , bilginlere büyük saygı göstermiştir. 

About the author: admin

Meslek hayatına devam ediyor. Şu sıralar kitap okumaktan başka bir şey yaptığı yok , Photoshop ve Adobe serisinin programları ile ilgilenmekte ancak anlamıyor.Bilişim dünyasından kopamasa da " bu kadar dijital nereye kadar ağbi ? " diyecek kadar protest bir tavra sahip.

Related Posts