web analytics

Engizisyon Mahkemeleri Hristiyanlığın Yüz Karasıdır

Engizisyon Mahkemeleri
ngizisyon mahkemelerinin uyguladığı işkenceler, Hıristiyan aleminin bir yüz karasıdır. On binlerce zavallı, bu mahkemelerin cellatları tarafından diri diri yakılmış, işkencelerle kıvranarak can vermiştir.

Avrupa’da 1220-1240 yılları arasında Hıristiyan Katolik mezhebinde bulunmayan ve bu yüzden “Dinsiz” diye anılanlar hakkında en vahşice, en insanlık dışı davranışlar, adalete gayet uygun sayılırdı. Bir katolik keşiş, şunları iftiharla söylemiştir : 

Papa’nın vekili engizisyon memuru Catalonus, iki dinsizi diri diri yakılmaya mahkum etti. Her ikisi ayrı ayrı günlerde yakıldılar. Catalonus, bu arada bir kaç ölüyü de mahkum ettiği için cesetleri mezarlarından çıkartılıp yakıldı. Öbür engisizyon memuru Ferrarigus kardeşimiz, bir çok dinsizi tutuklayıp taş hücrelere attırdı v eüzerlerine duvar ördüttü. Allah’ın adil mahkemesi sayesinde de bir çocuğu diri diri yaktırdı. Yine engizisyon memuru Arnoldi 210 dinsizi diri diri yaktırdı. Bu yüzden dinsizler arasında bir korku başladı. 

Bu işi yapan Arnoldi, sonradan 1866 yılında , 256. Papa bulunan IX. Pie tarafından ‘ Saint ‘ , yani Hıristiyan azizi ( evliyası ) ilan edilmiştir. 

Dr. Vallentin adlı bir zat uzun süre Alman sömürgelerinde bulunmuştu. 1894 yılında yayınlamış olduğu hatıralarında şu satırlara rastlıyoruz : 

– Afrikada, Kamerun taraflarında bulunan Baboko adlı cesur zencilerin isyanı hakkında 1893 tarihinde yeni bir haber aldım. Tankil hareketlerini idare eden yargıç yardımcısı, asilerin köylerini yaktırırken kadın ve çocukların da öldürülmesini emretmiş. Hiç bir erkeği esir almıyorlarmış. İlk raporunda 1500 esirden bahsettiği halde, şimdi 100 – 150 kadar esir bulunuduğunu yazıyor. bunlar da yorgun, yaralı ve adeta yarı ölü halde merkeze getirilmiş. Hepsi kadın ve çocukmuş . Tekme ve yumruklarla hapishaneye götürülmüşler otuz kadarı. Alman bayrağının dalgalandığı direğin dibine vardıkları zaman açlıktan düşüp ölmüşler. 

Batı devletlerinin öbür sömürgelerinde de durum aynı idi. Sanatkarlar hakkındaki talepler de pek tuhaftı. Örneğin sanatın çok rağbette olduğu eski Yunan’ın en parlak kültür ve uygarlık çağında bile ressam ve heykeltraşlar adam yerine konulmazlardı. Meşhur Yunan yazara Plutarkos ( 50 – 125 ) un şu sözleri, bunu gayet güzel anlatır : 

Biz, böyle bir eserin değerini takdir eder, ancak onu yapanı küçümseriz.” 

Nitekim Ortaçağ’da bir eseri yapan sanatkar değil, onu ısmarlayıp yaptıran kimse takdir olunurdu. Bu yüzden tablo ve heykellere isimleri yazılırdı. 

engizisyon2Bu çağda sanatkarlar esnaf sayılır ve kasaplar, denizciler, dokumacılar, dericiler gibi esnaf loncalarına girmeye zorunlu tutulurlardı. Avrupa’da XVII. Yüzyıl’da bile bir ressamın eseri, örneğin bir marangozun veya denizcinin eserinden pek fazla itibar görmezdi. Bu yüzden en büyük ve namlı ressamlar bile hayatlarını sanatlarıyle kazanamazlar, geçimlerini sağlamak için paravanalar veya dükkan levhaları boyarlardı. Boyacılık, bir ressamın tabii zanaatı sayılırdı. XVII. Yüzyıl’ın bir çok büyük sanatkarları, günlük ekmek paralarını aşçılık, otelcilik, fırıncılık, çorapçılık gibi işler görerek kazanırlardı. XVIII. Yüz yıl başlarında öbür zanatkarlar gibi loncalara kayıtlıydılar ve hala esnaf sayılmaktaydılar. Eserlerini ise çoğu zaman seyyar satıcılık yapıp satmaya çalışıyorlardı. bunları, bir pazar yerinde veya köprü başlarında sergileyip müşteri beklerlerdi. 

Ressam, heykeltraş, mimar gibi sanatkarların her türlü lonca kayıtlarından kurtulup artık ” esnaf ” sayılmamaları hakkında ilk önce 1773 yılında Avusturya İmparatoriçesi Marie Therese tarafından bir emirname imzalanmış ve sonra bu usul, yavaş yavaş Avrupa’da yayılmıştı. 

Kaynak : Mithat Sertoğlu, Yıllar Boyu Tarih ,sayı 2, şubat 1980

0

About the author: admin

Meslek hayatına devam ediyor. Şu sıralar kitap okumaktan başka bir şey yaptığı yok , Photoshop ve Adobe serisinin programları ile ilgilenmekte ancak anlamıyor.Bilişim dünyasından kopamasa da " bu kadar dijital nereye kadar ağbi ? " diyecek kadar protest bir tavra sahip.

Related Posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0