web analytics

Berlin Duvarı ve Good Bye Lenin !

good-bye-leninBERLİN BUHRANI : Dünyamız , İkinci Dünya Savaşı sonrası başlayan Soğuk Savaş döneminde iki kutba ayrılmış , nükleer silaha sahip iki süper gücün askeri, siyasi ve ekonomik alanda çekişmesine şahit olmuştu. Bu iki güç arasında yaşanan gerilimin somut olarak hissedildiği yerlerden birisi de Almanya üzerinde idi. Sovyetler’in Batılıları Berlin’den çıkarmak için başlattıkları girişim Berlin buhranını doğurmuştu. Savaş sonunda Almanya gibi Berlin de dört işgal bölgesine ayrılmıştı. Fakat Berlin kenti Sovyet işgal bölgesi içinde bulunuyordu. Batılıların Berlin’e ulaşmaları Sovyet bölgesinden geçmeleri ile mümkün oluyordu. Bir süre sonra, Batılıların Batı Berlin’deki faaliyetleri Sovyetler için can sıkıcı olmaya başladı.

Cüneyt Akalın:”Soğuk Savaş ABD ve Türkiye – 1″, Kaynak Yay. , Mayıs 2003, https://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=72934&sa=166084457

http://bizimtarihimiz.blogcu.com/4-berlin-buhrani/5185150

http://www.tarihbilinci.com/forum/cagdas-turk-ve-dunya-tarihi-ders-notlari-293/berlin-buhrani-27233/

Batı’nın ve Doğu’nun gölgesi almanya’nın üzerine düşmüştü. Amerika ve İngiltere 1946 yılı sonunda işgal bölgelerini birleştirerek etkinliği artırmaya çalıştılar, buna Bizonia adını verdiler. Fransa da 1948 Haziran’ında buna katılınca, Batılıların işgalindeki bölge Trizonia adını aldı. Sovyetler 1948’de bir adım atarak , Batılıları engellemeye başladı. Berlin’deki Sovyet komutanı, Berlin’e giriş çıkış yapan yolcuların bagajlarını denetleyeceklerini ve kimlik kontrolü yapacaklarını duyurdu. Amerikalılar buna itiraz edince Sovyet komutanı önce kısıtlamaları uygulamaya soktu. Ulaşımı durdurdu. ayrıca, Berlin’in elektrik santrallerine el koyarak, batı Berlin’in elektriğini kesti. Erzaksız kalan Batı Berlin’ e ABD ve İngiltere havadan yardım etmeye başladı. Uçaklar, yemekten , sabuna, sıhhi malzemeden, sıvı yakıta, özellikle kış aylarında kömüre kadar her şeyi taşıdı. Sovyetler , Batılıları Berlin’den çıkaramayacağını anlayınca Mayıs 1949’da ablukayı kaldırdı. Berlin Buhranı Almanya’nın bölünmüşlüğünü gözler önüne sermişti , müttefikler bu sefer ellerinde kalan Alman topraklarını birleştirmeyi düşündüler ve  1949’da Almanya’nın Bonn kentinde bir araya gelerek Kurucu Meclis kurdular ,Alman Anayasasını kabul ettiler. Batı Bloku Federal Almanya Cumhuriyetini ilan ederken ; Sovyetler Birliği de batının bu hamlesine karşılık Doğu Almanya Demokratik Cumhuriyeti’ni kurdu (DAC) . DAC’in Doğu Bloğu’na askeri ve ekonomik entegrasyonu sağladı. Toprakların kamulaştırılması, özel mülklerin ve sanayinin devletleştirilmesi yoluyle ekonomi ve toplum, sosyalist kavramlara uygun olarak düzenlendi.

leninhttp://tr.wikipedia.org/wiki/Berlin_Ablukas%C4%B1

Berlin meselesinde isteklerini batıya kabul ettiremeyen Rusya ve DAC , 1961’de doğudan batıya kaçmaları önlemek için sınırları kapatmaya karar verdi ve 46 km uzunluğundaki duvar örmeye karar verdi. Tarihte “Utanç Duvarı” olarak adlandırılacak olan bu duvar 1989’da yıkılacak ve Almanya birleşik Almanya olarak yeni yüzyıla girecekti.

Elveda Lenin’in öyküsü, Doğu Almanya’da, Duvar’ın yıkılmasından kısa bir süre önce başlar. Alex cana yakın bir genç adam, annesi ise Doğu Almanya’nın sosyalist geleceği için aktif mücadele veren bir kadındır. Alex’in bir yürüyüşte tutklandığını gören annesi olduğu yere yığılır ve Almanya’nın yeniden birleşmesinin ilk günlerine kadar sürecek bir komaya girer. Doktor herhangi bir şokun onu öldürebileceğini söyleyince, annesinin üzerine titreyen Alex, komünizmin bitişinin ve Doğu Almanya Cumhuriyeti’nin ortadan kalkmasının ölümcül bir şok olabileceğine karar verir ve basit bir plan yapar. Annesi için Doğu Almanya’yı yeniden kuracaktır. Film boyunca Alex’in içine düştüğü komik durumlara şahit olacağımız Elveda Leninde Doğu Almanya’nın yaşamak için iyi bir yer olduğuna dair bir söylem yok ancak sosyalist değerlerin kaybolup yerine nakit para, ticaret gelince kapitalizm dalgasıyla nelerin kaybolduğunu gözler önüne seriyor. 

Duvarın yıkılışında Doğulu ve Batılı milyonlarca Berlinlinin sokaklarda kucaklaştığı sıcak günlende Berlin’de olan Sosyalist Parti genel başkanı olan Ferit İlsever İkibine Doğru adlı dergiye yaptığıee açıklamada şöyle diyordu :” Batı Alman TV’si olayı muazzam bir kapitalizm propagandasına dönüştürmeye çalıştı. Göstermeye çalıştıkları şey muzlara saldırı, mandalinalar, sosisli sandviçler, Coca Cola. Kapitalizmi bir takım basit tüketim maddeleriyle üstün göstermeye çalıştılar. ..” İkibin’e Doğru Dergisi, 19 Kasım 1989,sayı 47,yıl 3., sayfa 9

Hiçbir aklı başında insan, eğer ki beyni boşaltılmamışsa, Doğu Almanya’daki insanların tüketim maddelerine saldırdığını düşüncmez. Ferit İlsever o günkü anılarında devamla :”Öyle göstermeye çalıştıkları gibi kapitalizme, tüketim maddelerine ,paraya hücum yok. Gayet düzenli, seviylei ve onurlu insanlar Doğulular…. Doğu Almanya’da ulaşım sourun çözülmüş, kitle taşımacılığı yaygın. Sağlık, eğitim sorunları çözülmüş.Konut sorunu diye bir sorun yok. Ayrıca Doğu Almanya kendi iç güçlüklerine karşın ekonomik bakımdan geri bir toplum değil. Polonya gibi değil örneğin .Açlık,yoksulluk yok. Ayrıca kültürel olarak çok ileri. Çok geniş üniversiteler ve kütüphaneler var. Kültürel etkinlikler yoğğun olarak izleniyor. yani çikolata,muz dağıtalnların peşinden gidecek bir toplum değil..”a.g.d.

Filmde yukarıda bahsedilen izlekleri görebiliyoruz. Nitekim Doğu Almanya’da iyi bir işi olan ,artık emeklilik çağında olan insanların birleşmeden sonra sosyal,ekonomik yaşamlarında bir gerileme olduğuna şahit oluyoruz. Bireyin yalnızlık duygusunu ,hayal kırıklıklarınada şahit oluyoruz. Tüketim toplumunda sık karşılaştığımız manzaralardan biri de obezleşmiş,duygusuzlaşmış, vurdumduymaz insan tiplemelerine de rastlıyoruz. Her şeye karşın Alex’in daha gerçekçi duran kızkardeşine nazaran ,romantik oluşu, dünyayı özelde çevresiin daha yaşanabilir ve fedakarlığı , insanı mutlu ediyor. Alex’in arkadaşı ile yapmış olduğu Tv porgramı sahneleri insanı gülümsetiyor. Arkadaşlık, yardımseverlik gibi insani hasletleri bulduğumuz filmde SON jeneriğini görünce neden bu filmi izlemek için geç kaldığınızı sorguluyorsunuz. 

About the author: admin

Meslek hayatına devam ediyor. Şu sıralar kitap okumaktan başka bir şey yaptığı yok , Photoshop ve Adobe serisinin programları ile ilgilenmekte ancak anlamıyor.Bilişim dünyasından kopamasa da " bu kadar dijital nereye kadar ağbi ? " diyecek kadar protest bir tavra sahip.

Related Posts