web analytics

Büyük İskender

Helenistik Uygarlık.Persleri yenen Büyük İskender, Avrupa'dan Hndistan sınırlarına kadar uzanan bir imparatorluk kurdu. Ondan sonra gelenler, sanat ve düşüncenin gelişmesiyle ön plana çıkan parlak bir uygarlık yarattılar.
Helenistik Uygarlık.Persleri yenen Büyük İskender, Avrupa’dan Hndistan sınırlarına kadar uzanan bir imparatorluk kurdu. Ondan sonra gelenler, sanat ve düşüncenin gelişmesiyle ön plana çıkan parlak bir uygarlık yarattılar.

Uçsuz bucaksız bir imparatorluğa hükmeden Büyük İskender aynı zamanda , eylemlerini uygarlıkların kaynaşmasına dayandıran büyük bir siyaset adamıydı. 

Bir gün , Makedonya Kıralı II. Filip’in sarayına Filonicus adında birisi, satmak üzere vahşi bir at getirdi. Kıral da, atı satın alarak seyislerine teslim etti. Ama bütün uğraşmalara rağmen, hiçbir seyis bu hırçın atı terbiye edip binemedi. Bunun üzerine kıral, atın geri gönderilmesini emretti. Emrin verildiğ sırada orada bulunan kıralın genç oğlu araya girerek : 

Binmesini bilmediğiniz için bu atı geri mi göndereceksiniz ? Ben, onu terbiye ederim ! ” dedi. Sonra ata yaklaştı, dizgininden tuttu, başını güneşe doğru çevirdi. Bu hareketinin sebebi gayet basitti. Atın gölgesinden ürktüğünü farketmişti. Genç prens, atı önce okşadı, kulağına yavaş sesle bazı şeyler söyledi ve ani bir sıçrayışla sırtına atlayıverdi. At, önce şaha kalktı, daha sonra bir ok gibi ileri fırladı. Bu arada genç prens atı tahrik etmek için birkaç defa bağırmış ve mahmuzlamıştı. 

Olayı sessizce izleyen Kıral Filip , endişeli bakışlarla oğlunu seyrediyordu. Bir süre sonra da genç prensin atı geriye döndürmeyi başardığını görünce sevinç ve hayranlığını gizleyemiyerek : 

– ” Oğlum ! Kendine layık olabilecek bir kırallık ara ! Çünkü bir gün Makedonya sana çok küçük görünecektir ! ” dedi.

Acaba bu bir kehanet miydi ? Gerçekten de genç prens, Makedonya Kıralı olduktan bir süre sonra geniş bir imparatorluk kurmayı başarmıştı.

II. Filip’in oğlu olan bu genç prensin adı İSKENDER’di. Başardığı büyük işler yüzünden de tarihçiler ona ” Büyük İskender ” adını taktılar.

Bütün savaşlarda Büyük İskender’in bindiği ve sahibi gibi tarih sayfalarına geçen o hırçın ve vahşi atın adı da Büsefal‘di. 

Büyük İskender, yirmi yaşında Makedonya Kıralı oldu ( M. Ö. 336 ) . Babası Filip II bütün Yunanistan’ı ele geçirmiş, İran seferine hazırlanıyordu. İşte tam bu sırada kızının düğününde özel bir mesele yüzünden soylular tarafından hançerlenerek öldürüldü. Yerine oğlu İskender geçti. İskender’in ilk saltanat günleri çeşitli zorluklar içinde geçti. Kıral II. Filip’in öldüğünü duyan Yunan’lılar, genç İskender’in kendilerini baskıda tutacak kuvvet ve otoriteye sahip olmadığını düşünerek ayaklandılar. Teb şehri, Makedonya’lı garnizon komutanlarını öldürerek ayaklanmanın öncülüğünü yaptı. Bu sırada Demosthene adında büyük bir hatip, Atina’lıları ayaklanmaya teşvik ediyordu. Öbür yönden İkinci Filip’in ele geçirmiş olduğ Makedonya’nın kuzeyindeki şehirler de, bağımsızlıklarını ilan etmek için çareler arıyorlardı. Hatta , Kleopatra ( II.Filip’in ikinci karısı )’nın dayısı Attalos bile gen kırala iskenderfilmihanete hazırlanıyordu. Ama İskender çok genç olmasına rağmen enerji ve zekasını göstermekte gecikmedi. Bir ordu kurarak Teb’i aldı. Tehlikenin büyüklüğünü gören öbür Yunan şehirleri, İskender’e barış elçileri yolladılar. İskender cömert ve müsamahalı göründü. Babası II. Filip tarafından yapılmış olan anlaşmaları yeniledi. Bunun üzerine Korint’te toplanan Yunan şehirlerinin temsilcileri, İskender’i Yunan’lıların en büyük şefi olarak ilan ettiler. 

Daha sonra İskender bütün Trakya’yı ele geçirdi. Hain Prens Attalos bir subay tarafından öldürüldü. Kısa bir süre sonra Teb tekrar baş kaldırdı. İskender, şehri ele geçirdi. Teb Ordusu’nu yok etti. Bu arada 6000 Teb’li kılıçtan geçirildi. 30 bini de esir pazarlarında satıldı. İskender, surların ve şehrin de bütünüyle yıkılmasını emretti ( M.Ö.  335 ). Böylece barışı sağlayann İskender, Makedonya’ya dönerek babasının yarım kalan İran seferi hazırlıklarına başladı. 

M.Ö. 334 yılının ilkbaharında 30000 yaya ve 5.000 atlıdan kurulu Yunan – Kamedonya Ordusu, Anadolu’ya doğru yürüyüşe geçti. 

İMPARATORLUĞUN KURULUŞU

İskender’in İran seferi, askerlik tarihinin en büyük teşebbüslerinden biridir. Çanakkale Boğazı’ndan Anadolu’ya geçen Makedonya ordusu, iki ayrı yerde : Granikos ( Kocabaş ) suyu ( Granikos savaşı M.Ö. 334 ) ve İskenderun dolaylarındaki İssos mevkiinde ( İssos Savaşı M.Ö. 333) Pers Ordusu’nu yenilgiye uğrattı. 

Bu iki zaferden sonra İskender, Fenike’ye geçti. Kapılarını açmak istemeyen Tir ( Sur ) şehrini yıktı. Oradan, Mısır’a yöneldi. Nil Nehri kıyısında İskenderiye şehrini kurdu. Doğuya dönüşünde Pers Ordusu’nu Dicle Nehri dolaylarında bir defa daha bozguna uğrattı ( M.Ö. 331 ) 

İskender bu zaferden sonra İran’ı bir baştan öteki başa geçerek İndus Nehri’nin denize döküldüğü yere kadar ilerledi. Ama askerler savaşlardan yorulmuşlar ve bıkmışlardı. İskender, böyle yorgun bir orduyla daha ileriye gidemiyeceğini anlayarak geriye dönmeye karar verdi. Makedonya’dan ayrılalı tam dokuz yıl olmuştu. Makedonya Ordusu cesaretle dövüşmüş, çetin iklim şartlarına ve zorlu yürüyüşlere göğüs germişti. Bunun sonucu olarak İskender, Balkanlar’dan İndus Nehri’ne kadar yayılan çok büyük imparatorluk kurmuş, milyonlarca insanı egemenliği altına almıştı. 

Makedonya Ordusu, geçtiği yerlerde on şehir kurdu. Hepsine de İskenderiye ismini verdi. Bunların arasında Mısır’daki İskenderiye şehri, bu büyük komutanın en çok sevdiği ve en ünlüsüdür. SAvaşlar sona erince İskender, kurduğu İmparatorluğunn başkentini Babil’e nakletti. Barışın devam ettirilmesine örnek olmak için Pers İmparatoru Darius’un kızıyla evlendi. Doğnunu yaşayış ve geleneklerini kabul etti. Ama hala yenizaferlerin rüyasını görüyordu. Savaşa doymamıştı. Sınırsız bir imparatorluk kurmak arzusundaydı. Ölüm, bu projesini gerçekleştirmesine engel oldu. Arabistan esferi hazırlıklarına başladığı sırada Malaryaya yakalandı ve Babil’de 33 yaşında iken öldü ( M. Ö. 323 ) .

About the author: admin

Meslek hayatına devam ediyor. Şu sıralar kitap okumaktan başka bir şey yaptığı yok , Photoshop ve Adobe serisinin programları ile ilgilenmekte ancak anlamıyor.Bilişim dünyasından kopamasa da " bu kadar dijital nereye kadar ağbi ? " diyecek kadar protest bir tavra sahip.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir