web analytics

Yaşayan Ölüler Şehri

Bilim Kurgu dünyasının 100 yıl evvelden günümüz sanal gerçekliğini tam kalbinden vuran bir eser : YAŞAYAN ÖLÜLER ŞEHRİ

 

Bilimkurgu öyküsü geçtiği günü değil, yazıldığı günü anlatır diyordu bir yazar. Frederik Pohl’de yaşadığı dönemin tüketim toplumuna keskin eleştiriler sunarak ABD’nin içinde bulunduğu yozlaşmayı dile getiriyordu. İnsan makine ilişkisini ve şirket tahakkümünün geldiği noktayı belirleyen Y.Ö.Ş.’de şirketlerin rüya sattığını , insanların ellerinde , avuçlarında ne varsa kendilerine sunulan nesneleri aldıklarını söylüyordu. Günümüz telefon çılgınlığının bir benzeri sanki. Amerikan toplumunun makine seviciliğini görmüştü. Şimdiki zamanda avuçlarında iphonelara deve yükü para döken kitleleri sanal dünyada varlığını güçlü duyurmak için haz alan toplumun fotoğrafını çekmişti bu 64 sayfalık eserinde. Ölüler şehrinde insanlar rüya makinelerine bağlanmış , gerçek hayattan kopmuş daha gerçekçi ve daha güzel bir dünyaya kavuşmak için şirket makinelerine bağlanmışlardır. Her şeyin bedelsiz olduğu dünyayı özlemek ne güzel . Lakin bedel ödettirirler adama. Ameliyat edileceklerdir. Cerrahlar vücuttaki sinirleri açacak ve bir tele bağlayacaklardı. Devlet ve şirketler insanlara macera dünyası sunmak için yarış ediyorlardı. Makinelere bağlanan insanların kaydı tutuluyor, onların psikolojik yapılarına uygun projeler sunuyorlardı.

Günümüz dünyasının da bundan pek bir farkı yok aslında. Dünya teknopoli dünyası. Teknolojinin yaşamlarımıza egemen olduğu kaotik bir kapıdan geçtik ve koridor boyunca ilerliyoruz. Amerikanın kuruluşundan itibaren insana değil de makinelerin ve teknolojinin  her şeyi düzelteceği sanısı şimdilerde Türkiye’de yaşanıyor. Ellerimizdeki küçük aletlere hapsolduk. Kimse bunların güvenlik boyutunu sorgulamıyor. Nasıl olsa herkes cehennemdeki pazarlama sunusunu izliyor. İnternet dünyasına girmenin de bir bedeli var. Bu kadar bilgiyi ne yapacaklar ? İnternette adınızı arattığınız oldu mu hiç ?

Kimsenin dönmek isteği yoktu ve macera evlerinin uçsuz bucaksız kayıt arşivleri vardı. Maceracılar ölümsüz sayılırdı . Hayatlarının geri kalanını daima mutlu sonla biten keyifli ve heyecanlı tecrübelerle geçiriyorlardı. Denekler bir macera biter bitmez başka bir maceraya bağlanıyorlardı. 

ve tüm hayat tükeniyordu. 6:45 yayınlarına teşekkürler.

Şimdiki zamanda avuçlarında iphoneları ile sanal dünyada varolan insanlara bir ilk sesleniş !

 

About the author: admin

Meslek hayatına devam ediyor. Şu sıralar kitap okumaktan başka bir şey yaptığı yok , Photoshop ve Adobe serisinin programları ile ilgilenmekte ancak anlamıyor.Bilişim dünyasından kopamasa da " bu kadar dijital nereye kadar ağbi ? " diyecek kadar protest bir tavra sahip.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir