web analytics

Kötülük Çiçekleri

Kitaplar, tören alayı büyük bir gürültü içinde caddede ilerlerken, Sezar’ın kulağına “Unutma, Sezar, sen de ölümlüsün” diyen pretoryen muhafızlarıdır.

 

Gönlü, beyni, yüreği genç olan arkadaşlarım sürekli sorup durmuştu. Bu kadar yayın kalitesizliğinin ortasında geçmişin de birikimini ret etmeden yolumuzu nasıl bulacağız ? Kitapçıya girdiğimizde bizi bekleyen kitaplar genellikle piyasa yapmış, görsel ve işitsel medyanın öve öve bitiremediği yayınlar oluyor. Örneğin “Yeni Ay” serisi.Holivud film endüstrisi
bunu beyazperdeye aktardı bile. Peki bize insan olduğumuzu hissettirecek, ruhumuzu besleyecek,tıkanmış gözeneklerimizi açacak yayınlar nerede ?

Kaybolmuş değiller tabi. Sadece algı dünyamızla oynadılar ve bizi kolaycılığa alıştırdılar. Birikimsizliği övdüler, bizi limon gibi sıktılar ve devam ediyorlar. Hemen her defasında kutsal öğrencilerimize söyleyeceğimiz şey şu oldu: Kütüphaneye gideceksiniz, kitaba dokunacaksınız, kitap tozunu yutacaksınız ve sabırlı olacaksınız.Her kitap kendisini hemen teslim etmez. Tünelin sonuna kadar ilerleyeceksiniz. Her insan biriciktir.Bu biricik insan ruhuna uygun kitapları kütüphanede mutlaka bulacaktır.Bazı veb sitelerinde yönetici arkadaşlar anılarını anlatıyor.Benden kitap özetini siteme eklememi istiyorlar , diye. Yeni yetme zıpçıktı gençler ve de ailelerin çocukları karşısında dik duramayışları yüzünden çocuğu kırmamak adına hemen bilgisayar alıyor,teknolojinin soğuk ekranını körpe beyinlere teslim ediyorlar. Teknolojiye düşman değiliz kardeşim ancak bu kadarı da fazla oluyor.

O zaman bodoslama dalalım mevzuuya.

Not: Söyleyeceklerim sadece beni ilgilendirir.Buraya uğrayıp ta yazıyı okuma zahmetine katlanan kutsal okuyucuya diyeceğim nokta herkes kendi yıldızını bulsun.İyi ki bu satırları yazan faninin milyonlarca sureti yok.Dünya çekilmez olurdu yoksa…

 

Yaşlı Kadının Umutsuzluğu

Herkesin nazladığı, hoş görünmek istediği, kendi gibi ufak tefek,kendi gibi dişsiz, saçsız tatlı çocuğa bakınca yüreği sevgiyle doldu buruşuk, yaşlı kadının.

 

Gülücükler, mimiklerle eğlendirmek için yaklaştı.

 

Tiridi çıkmış zavallı kadıncağız okşamaya başlayınca çocuk dehşete kapılıp çığılıklarıyla doldurdu evi.

 

Kadıncağız o zaman ebedi yalnızlığına yeniden çekildi, bir köşede ağlıyor ve söyleniyordu :

 

– Oy ! Bizler, zavallı yaşlı kadınlar, kimseye zevk vermez olmuşuz artık, masum yavruları bile severken ürkütüyoruz !

 

Kaynak : Charles Baudelaire , Paris Sıkıntısı

 

Hamiş : Paris Sıkıntısı , Düz yazılmış küçük şiirlerdir. Baudelaire bu kitabı ile modernliğin şiirini başlatır. Modern şiir her zaman geçmişle bağlantı kurarak tanımlanır, geleceğe geçmişten kalkarak yönelir.

About the author: admin

Meslek hayatına devam ediyor. Şu sıralar kitap okumaktan başka bir şey yaptığı yok , Photoshop ve Adobe serisinin programları ile ilgilenmekte ancak anlamıyor.Bilişim dünyasından kopamasa da " bu kadar dijital nereye kadar ağbi ? " diyecek kadar protest bir tavra sahip.

Related Posts