web analytics

Fahrenheit 451 – 1

Özgür düşüncenin vahası olan kitapların başına yakılmak ya da toplatılmak gibi kaderin utanç duyduğu durumlar tarih boyunca insanlığın gelişimini kesintiye uğratmıştır. İskenderiye kütüphanesinin Doğumdan Sonra 266 ‘da yanması ( yakılması mı diyelim ) , Ortaçağ Avrupası’nda bilgiye yöneltilen bağnaz kilise baskısı, İspanya’da yine engizisyon dönemine ait Arapça din kitapları ve Kur’an yakılması , Almanya’da Nazilerin uyguladığı ileri (!) faşizm, Amerikan McCarty dönemi ve bizde Kurtuluş Savaşı’na dair “Yorgun Savaşçı” filminin yakılması, değerli yazarımız Altemur Kılıç ağabeyimizin döneminde şahit olunan  27 Mayıs darbesinden sonra Basın Yayın Müdürlüğünün film ve belge arşivinin yok edilmesi , meşhur 1980 İhtilali’nin Türkiye birikimine cephe alması gibi örnekleri mevcuttur. Özgür düşünen beyinlerin rahat hareket etmesini istemeyen kapital ve can yoldaşı tekeller bizleri oturduğumuz koltuklarda çarmıha gererken , üretime soktuğu dev plazma ekranlarla bizleri esir almış, düşüncelerimizi kontrol etme olanağı bulmuştur. Korkunç yoksulluğumuzu unutturmanın tek bir yolu vardır . Eğlenceye batmış hayatların fotoğraflarını facebook, flickr gibi sosyal narsist sitelerinde yükselmesini sağlamak ve bol vur patlasın çal oynasın havasını solutmak.

 

Günümüz Türkiyesi’nde gençlik bir pop şarkıcının karşısında akıl almaz duygu patlamalarını sergileyerek kendinden geçmiş. Cep telefonlarını dokunmatik alarak hayatın daha çok içinde olduğunu sanıyor. Aslında onların da pek keyfi yok bu aralar. Sıkılıyorlar , bunalım geçiriyorlar. Derinlik yok .Dünyaları sığ ve rehber yok. Kuşkusuz rehber var tabii ama cemaatimizin rengine göre değişiyor bu rehberlerimiz. Bir değerli büyüğümüzün dediği gibi “en passant” yapıp derin konulara girmeden  geçelim.

 

Okumayı teşvik etmeyen bir toplum , bireysel hafızanın yok olacağı bir toplumdur gibi büyük laflar edip sosyolojik gerçekliğimizde “zombi”leşme kavramını da hediye edelim . Nedir zombileşme ? Düşünme edimine girememiş, belli bir yaşa geldiği halde , rahatsızlığı olanları saymayalım,  hala kendi kararlarını almaktan aciz, kitapla yakından ilişki kuramamış ama Entelektüellerin bilmesi gereken 100 temel noktayı hatmetmiş insanlar kalabalığı. Bu tip insanların okuyan insanlara anti sosyal varlıklar olarak bakması gerçekten olası bir yaklaşımdır. Okuma deyince gazetelerimizin spor sayfasından başlayan, ya da değerli Türk büyüğümüz , heykeli dikilesi insan Haydar Dümen ağbimizin güncel makalelerinden öteye geçememiş anti parantez haydar ağbimize en derin hürmetlerimizi sunuyorum gerçekten faydalı bir iş yapmakta kapa parantez , bir toplumun bireylerinden ne tür bir entelektüel tartışma bekleyebiliriz ki. Bırakın postmoderni modernliği bile hala bir tür sapma olarak niteleyen bir Türkiye gerçeğinde yaşıyoruz. Oooffff offff.

 

Bir kısım gençlerimiz nitelikli eserlere ulaşamadıkları için hayatlarında bir anlamları olmadığını söylüyor. E haklı tabi çocuklar. Belki de en anlamlı taraf Aşk olsa gerek. Ama o  kelimenin de içi boşaltıldı. Kaldı ki aşk kelimesi çocukları gerçeklikten koparıyor.Bunun bir adım sonrası melankoli ondan ötesi şizofreni oluyor işte. Gel de çık işin içinden.

 

Efenim biz de rehberlik etmeye çalışıyoruz. Ancak bazı gençler anlamıyor bunu.Kütüphaneye gidin üye olun, kitap çekin, okuyu uleenn diye diye dilimizde tüy bitti. Üst kattaki komşumun oğluna her hafta bu sihirli kelimeyi söylememe rağmen bir sonuç alamadım .Aldığımız cevap : Unuttum !. Teşvik olsun diye kütüphanemden de kitap verdim ama ııhhh geri gelmeyen kitap oldu..

 

Fransız Yeni Dalga akımının ünlü yönetmenlerinden olan François Trufaut’un Ray Bradbury’nin  distopik roman niteliğinde olan kitabı ‘Fahrenheit 451’ kitabını film olarak sinemaya aktarmıştır. Ürkütücü bir gerçekliğe sahip olan filmi muhakkak izlenmesi gereken klasikler arasına koymayı ihmal etmiyoruz ki bazılarımız klasikler nedir diye soruyor ve onlara şöyle cevap veriyoruz : Hiç eskimeyen , hep bahar kalan şey. İlkbahar , sonbahar,yazbahar ve kışbahar gibi .

0

About the author: admin

Meslek hayatına devam ediyor. Şu sıralar kitap okumaktan başka bir şey yaptığı yok , Photoshop ve Adobe serisinin programları ile ilgilenmekte ancak anlamıyor.Bilişim dünyasından kopamasa da " bu kadar dijital nereye kadar ağbi ? " diyecek kadar protest bir tavra sahip.

Related Posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0