web analytics

Eğitim Teknolojilerinde neredeyiz ?

Eğitime ilk adım olan anaokulundan , meslek ve kariyerimizin şekilleneceği yüksek öğretime kadar teknolojinin hayatımızdaki yeri son yıllarda epey bir artmış durumda.

                                                                                          

Bu yıl İstanbul’da Eğitim Teknolojileri Zirvesi’nin üçüncüsü düzenlendi. Eğitimi , Medya ve İş DÜNYASI ile buluşturan konferansta akademisyenler, öğretmenler ve okul yöneticilerinin yanısıra IT çalışanları, Tasarımcılar ve gazeteciler katıldı. Konferansı düzenleyen ekibin Web sayfasına bir tik atiniz. Sabahın ilk saatlerinde İstanbul’un yolunu tuttum. Koca İstanbul’da uzun bir süre almamakta direndiğim akıllı telefonun yardımıyla düzenlenen mekana ulaştım. Kapıdan girer girmez isminizi bulan bir karşılama komitesi vardı , size küçük , iç açıcı mavi kurdela ile bağlanmış kartınızı veriyorlar ve kalabalığa buyur ediyorlar. Bir süre şaşkınlık yaşayıp ve yol yorgunluğunun verdiği durum ile mücadele ettikten sonra kendinizi salonlarda düzenlenen konferanslara atıyorsunuz. Listeden size en uygun konuları belirleyip dalıyorsunuz içeri. Kendi adıma şunları seçmiştim :

BOSPHORUS BALLROOM 1
– “Kendini Eğitmek Kendini Tanımak Değildir ” Prof.Dr.Ziya Selçuk
– “Suçlular Homo Sapienler ! Eğitimde Teknolojinin Hala İlerleyememesinin Sebepleri , Biz Nerede Hata Yaptık ?” Prof.Dr. Soner Yıldırım
– “Kodlama ve Robotik Eğitimi ” Doç.Dr.Şirin Karadeniz, Dr. Yasemin Allsop
– “Global Perspektifte Eğitim, Teknoloji ve İnsan Yönetimi, Teknolojinin Kanatlaında Bir Gelecek !
– STEM-FeTeMM Eğitimi
– ELT Ladies Vs Math Gentlemen
– Cem Seymen ile Eğitim Üzerine
BOSPHORUS BALLROOM 2
– Yeni Nesil Öğrenmede Kuşaklar Arası Etkileşim
– Okul Rehberlik Hizmetlerinde Dijital Dönüşümler – Bilgi – kanıt Temelli Okul Çözümlemeleri
– Kalp Nasıl Öğrenir ? Beyin Nasıl Öğrenir ?
– Teknolojinin Derslere Entegrasyonu ile Değişenler ve Değişmeyenler
– Kaşık Yok
– Ediciliği – Dil Eğitiminde Teknolojinin Kullanılması ve Bireysel Eğitim Seçenekleri

EİFFEL SALONU
– Dünyayı Etkileşimli Bir Öğrenme Ortamı Haline Dönüştürmek : Eğitimde Zenginleştirilmiş Gerçeklik
– Teoriden Uygulamaya : K12de Eğitim Teknolojilerinin ABC’si
Tasarımcı Olarak Öğretmenler – Tasarım Odaklı Düşünme
Sosyal Medya Oturumu
– Bilgi İşlem , Öğretmenlerle Birlikte Eğitimi Dönüştürürken Önümüzdeki Engeller Neler ?
– Yüksek Öğretimde Sanal Gerçeklik
– Keşf Projesi

COLOSSEUM SALONU
– Oyun, Ciddi Oyun, Daha Ciddisi Oyunlaştırma
– PEARSON – Gelecek Nesil Kurumsal Çözümler
Her Zaman , Her Yerden Eğitim : Video ile Öğrenme Deneyiminin Geliştirilmesi
– Öğrenme Teknolojileri Kurumlarda Öğrenme Deneyimine Nasıl Bir Etki Sağlıyor ?
– Öğretmen Araştırması ve Teknoloji Kullanımı
– Dil Yeterliliğini Ölçmede Otomatik Değerlendirme Teknolojileri , Dijital Ölçme Değerlendirme
– Eğitimde Dijital Dönüşüm

BİG BEN SALONU 1
– Herkes İçin Ardunio, Maker Atölyesi
– Ben Bilmem BEYİN bilir ! Nörobiyoloji Işığında Eğitim Atölyesi
– Soru ve Cevaplar Atölyesi
– Oyunlaştırma Takım Çantası ile İş Başına Atölyesi
– SeesaW ile Anaokulundan Liseye Dijital Portfolyo Uygulamaları
– İtunes U Atölyesi
– S.O.S. ‘ Save Our Souls ‘ STEM Atölyesi

BİG BEN SALONU 2
– The Bestele Apps For Collaboratig, Sharing and Assessing – workshop
– İpad ile Bilimin Doğasını Keşfedin Atölyesi
– Hologramlarda Atölyesi
Steve Jobs’ın Sunum Teknikleri ve Uygulaması
– Anlamaya Dayalı Tasarım ile eğitimde Teknoloji Entegrasyonu Çalıştayı KURAM
Maker Sosyal İnovasyon ve Gönüllü Öğretmenlik ile Hayata Renk Ver Atölyesi
– Kapanış ve Çekiliş .

 

Kimler katılmalı
Katılan Sektörler

Eğitimle ilgili en kapsamlı çalışmayı ya da bununla ilgili en geniş uygulamaları ( aplikasyon / app ) nedense hep Apple şirketinde görüyoruz. Bu durum biraz canımı sıksa da yapabilecek bir şey yok. Girdiğim seminerlerde Android tabanlı uygulamaların esamesi bile okunmuyordu. Örneğin Panaptikon adlı firma size bilgisayarınızın kamerasıyla çektiğiniz videoları kendi bulut sunucularına yükleyerek eğitim videolarını öğrencinize sunma hizmeti verdiğini söylüyordu. Bunun için de Apple ürünleri ile oluşturulan uygulamayı kullanmamızı söylüyordu. Bu durum ister istemez insanın moralini bozmadı değil. Öte yandan bu kadar devasa görüntüyü kendi bulut sistemlerine yüklemek konusunda ciddi şüphelerim vardı. Bir de bu teknolojinin ücreti ne olacaktı ? ……. . Adlı temsilcimiz sürekli isminizi bırakın biz sizi arayalım demesi de bir diğer can sıkıntısı noktaydı benim için.

Apple , her iki senede bir eğitimler konusunda kullanıcılarını biradaysa getiriyor ve kurslar düzenliyor. Ortada bir teknoloji var ancak fikir neredeyse bin tane . iPad için millet harıl harıl uygulama kodu yazıyor desem abartmış olmam herhalde. Okullara konulacak kod yazım dersini de destekliyorum ancak Medya okur yazarlığı dersini de neden kaldırdığımızı anlayamıyorum.

Türkiye bu işin neresinde ? Bu sorunun yanıtı geniş. Kanımcı ileri bir noktada olduğumuzu düşünüyorum. Örneğin Avusturya’da Attempo ‘da düzenlenen eğitim çalışmasında biz öğretmenler de gittik. Ve orada çeşitli Avrupa ülkelerinden gelen meslektaşlarımızla aynı ortamı teneffüs ettik. VE hemen hemen sorunlarımız aynı diyebilirim. Bizim ülkemizin geçtiği FATİH Projesi ‘nin iyi olduğunu – nispeten de olsa – gördüm(k) . Tabi geliştirilmeye açık alanlar var . Fark ne peki ? Bizim akıllı televizyonumuz Windows tabanlı , tabletlerimiz android .

Ne konuşulacak

Apple ‘ın sunduğu çözümler harika !.. Almanya’dan gelen Hardy Krausse adlı Bilgisayar öğretmeni arkadaşımız keskin bir eleştiri getirmekte kanımca haklıydı. İYİ DE My friends hep APPLE APPLE APPLE . Apple demek kredi kartınızı sunucularınıza bırakmak demek. … İyi güzel . .. Kendisinin ne kullandığına gelince . MİCROSOFT .. :)) Şirketler arasındaki yarış kanımca iyice kızışacak ancak görebildiğimiz Apple’ın , reklamlarından mıdır nedir , uzak ara önde olduğu. Zira uygulamaları gerçekten cazibeli. Sanki bu alemin BMW’sini kullanıyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz kendinizi ( kesinlikle Applecı değilim . Tablette iPad , telefonda android evde Windows kullanıyorum. Traji komik bir durum olduğunu biliyorum aslında bir tür melez kullanıcıyım desem daha doğru olur. Biraz da kafam karışık bir tüketiciyim..Allahım sana geliyorum… )

Fatih Projesi’ndeki temel sıkıntımız öğretmenlerimizin bir tür kapanmışlık duygusunu hissediyor oluşudur. Eski alışkanlıklarımızı ne yazık ki terk edemiyoruz. Yeni nesil artık tamamıyla dijital oyuncu oldu. Ve bize bir tür uzaylı olarak baktıklarında eminim. Meslekte yıllarını devirmiş meslektaşlarımızın bu yoğunlaştırılmış teknolojiye şüpheyle baktıklarını şahit oldum , haklılık paylarının olduğunu da düşünmekteyim. Son günlerde Sosyal Medyada tesadüfen karşıma gelen bir resim var , üzerinde sosyal ileti taşıyan bir tür şehir efsanesi niteliğinde. Silikon Vadisi’nin yöneticileri çocuklarını teknolojinin olmadığı yerlere gönderiyorlarmış. Olabilir ; ancak yüzde yüz doğru olduğunu sanmıyorum. Bana biraz uzak geliyor bu resim. Benim önerim yinede melez bir yaşam. Tamam belki yorucu olacak bu ama en azından zararı varsa da en aza indirgemiş oluruz. Konferansta Milliyet Gazetesinin eğitimci – eleştirel yazarlarından olan Abbas Güçlü bu zirvenin tek eleştirel odaklı insanıydı zaten beklenen rolünü de oynadı diyebilirim. Ama Ada’mın dediği bir şey var : Batı bu oyuncakları elimize verdi ancak üretim yapmıyoruz. Temel şikayeti de buydu kanımca. Üretimsizlik her yerde. Aşağıdaki tablo bu durumu doğruluyor.
Türkiye TUİK rakamlarına göre : OKUMA alanında şurada.

Türkiye okuyor mu ?

 

 

 

Yüksek Teknoloji üretiminde ise yine bize söylenenlere bakılırsa burada :

Teknoloji ihracatımız

Artık ne gibi yüksek teknoloji ürünü satıyorsak !..

Fatih Projesi kapsamında dağıtılan tabletlerin de bir an önce ayağa kaldırılması gerekiyor Tamam bir Apple’ımız yok ama Arslanlar gibi Androidlerimiz var.

Sınıflarda artık klasik eğitim metodunun verilemez bir durumda olduğuna inanmaktayım. Gelen nesil oyun odaklı ve paylaşımcı ve daha neşeliler. Klasik usulde anlatılan ve yazdırılan dersi anlamıyor ve ya anlamak istemiyor ve de zorlanıyor. Daha bu sabah bir veli ile konuştum.
– X Nasıl Hocam ?
– Vallahi Hanımefendi çok iyi bir çocuk ancak derste dışarıya bakıp hayallere dalmış durumda.
– ?!
– Daha açık konuşmak gerekirse çocuk çözüm odaklı , ancak biz yeterince bu potansiyeli açığa çıkartamıyoruz. Eğer ki klasik modelde düşünürsek senin oğlan kesinlikle başarısız.
– Hocam bize evde şöyle diyor : Benden mükemmel olmamı istiyorsunuz , oyun oynamamı kısıtladınız ama görün üniversiteyi iyi kötü kazanacağım ama sabaha kadar oyun oynayacağım diyor , açıkçası çok kaygı duyuyorum ve beni hiç dinlemiyor…
– ( susma sırası bende … ) Haklısın lakin ortada da bir gerçek var bizim acilen değişim yaşamamış gerekiyor. Şu an bunun sancılarını yaşıyoruz.

Öğrenciler arasında doğru sorular sorulmuş bir anket belirleyebilsek sanırım derdirmizi daha net anlatabileceğiz . Teknoloji bizleri zorluyor , müfredat klasik eğitime dayalı, dersler 40 dakika, sınıflar kalabalık. Yapılmış bir ön hazırlık yok. ölçme değerlendirme hala eski usullere göre yapılıyor, üniversite giriş sınavı hala test odaklı .. Nasıl olacak bu iş ? Yine de bir umutla şunu demem gerekecek : HER ŞEY GÜZEL OLACAK ! OLMALI !

Biz eğitimcilerin de mutlaka eğitim ile ilgili gelişmeleri ve uygulamaları takip edip deneyim satın almamız gerekiyor. Türkiye’de eğitime ayrılan bütçeler alt gelir ve üst gelir grubundakiler alanında şöyle bir seyir izliyor. Kaynak TUİK verileridir.

Hangi alanlara ne harcıyoruz ?

Görüldüğü gibi Üst gelir grubundakiler çıtayı aşmış durumda . Alt kesim ne yazık ki eğitime bütçe ayırmaya çalışsa bile gıda ve konut kirasına yetişmekte zorlanıyor. Onu da geçtim daha doğru dürüst eğitim camiasında bile kitaba ayrılan para en alt seviyelerde geziniyor. Biz eğitimcilerin konferans ve seminerlere katılmamız gerekiyor. Sosyal Medyayı eleştiriyoruz lakin doğru kullanıldığı takdirde size yeni ufuklar açabiliyor. Daha bitmedi hayatımıza uzaktan eğitim gibi gerçekler gelecek. Aslında vardı , ancak onun ayak seslerinin dibimizde bittiğini çok yakında duyacağımız kesin. Daha şimdiden bazı üniversiteler programlar sunarak sizin belli bir alanda eğitim almanıza olanak sağlayan teknolojiyi kullanacaklar ve size diplomasını verecek. Şu an bile uzaktan eğitim yoluyla yüksek lisansınızı yapabiliyorsunuz.

Bu konferansta en hoşuma giden eğitimler şunlar oldu :
– Voscreen ( filmler yoluyla İngilizce öğreniyorsunuz )
– 3D yazıcılar
– Robotlar
– Araştırma Yöntem ve Teknikleri Suna’n uygulamalar..
– Etkinlik yoluyla Fizik ve Matematik kazanımlarının verilerek öğrenciye kod yazımının yapılması , devre elemanlarının yapılması.. ( bu işte 4 , 5 kişi bir araya gelip çözüm odaklı iş yapıyorsunuz, elinizdeki tablet ya da telefonlarla internetten araştırma yapıp konuyu öğreniyorsunuz ve arkadaşlarınızla beyin fırtınasını gerçekleştiriyorsunuz.Dersin sonundan Mutlu ayrıldım yahu.. :))

Özetle :
1. Öğretmenler teknoloji kullanımında desteğe ihtiyacı var.
2. Etkinliklerin bir an önce hayatımıza girmesi gerekiyor.
3. Oyun odaklı sınıf içi etkinlikler yapılmasına gidilecek ( kazanımlar içine yerleştirilecek )
4. Blogları , seminerleri , konferansları ve sosyal medyayı takip edeceğiz.
5. Sinirbilim alanındaki gelişmeleri ( öğrenim beyinde Nasıl gerçekleşir, Nasıl oluşur … ) takip edeceğiz
6. Android / iOS tabanlı uygulamaları test edeceğiz. Gerekirse ufak miktarlarda para vereceğiz. Kısacası deneyim satın alacağız.

Takip Edelim :
http://www.etzakademi.com/
– Www.ade.apple.com

Twitter’dan takip için :
≠ışılboy
≠ade.apple

About the author: admin

Meslek hayatına devam ediyor. Şu sıralar kitap okumaktan başka bir şey yaptığı yok , Photoshop ve Adobe serisinin programları ile ilgilenmekte ancak anlamıyor.Bilişim dünyasından kopamasa da " bu kadar dijital nereye kadar ağbi ? " diyecek kadar protest bir tavra sahip.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir