web analytics

29 Ekim Emperyalizme Atılan son tokattır.

Merhaba değerli dostlar ,

Cumhuriyet Bayramımızın 88. Yıldönümünü kutlamaktayız . Ulus olarak cumhuriyetimizin 100. Yılına ulaşmayı yüce Gök Tanrıdan diliyoruz. Ulus devletlerin ortaya çıkışının mazisi onsekizinci yüzyıla kadar iner. Biz , genç bir ulusuz. Koca bir imparatorluk coğrafyasından geriye kalan bu topraklar oldu. 19. Yy.’ın son XX. Yüzyılın başlarından itibaren yaşlı imparatorluk tarihin kendisine biçtiği rolü yerine getirememiş Trablusgarp, Balkan savaşları , Birinci Dünya Savaşı ile tarihe karışmıştır. Özellikle Balkan savaşları ile milletimiz vatan bildiği Rumeli’ye elvada demiş , büyük savaşın sonunda anavatanı ne yazık ki işgale uğramıştı.

Bu işgalin faturası ağır oldu ve devlet çözülme sürecine girmişti. Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Sodom ve Gomore’si , Mithat Cemal Kuntay’ın Üç İstanbul’u mütareke döneminin fotoğrafını çekmiştir. Bu dönemde İstanbul artık Tevfik Fikret’in belirlediği gibi sislidir , karanlıktır. Birtakım harp zenginlerinin bugün olduğu gibi , işbirlikçiliğe soyunması, savaşı fırsat bilip zenginleşmesi, birtakım ailelerin ahlak buhranına girmesi, millet çocuklarının yetimliği , artan fiyatlar ve ruhların karamsarlığı sarmıştır her yeri.

Bu karanlık ve umutsuz ortamda padişah ve hükümeti  Damat Ferit , ülkenin değerli subaylarını içeriye Bekirağa Bölüğü denilen hapislere atmaktadır. Zamanın hükümeti işgalin protesto edileceği İstanbul mitinglerini yasaklamış , milli mücadeleye karşı tavır almıştır.

30 Ekim 1918 mütareke şartlarında bütün Osmanlı ordusunun tasfiyesi söz konusudur ve tüm subay ve komutanlardan silahların teslimi istenmektedir. İçlerinden bir tek kişi bu duruma karşı çıkar : Mustafa Kemal. 

Mustafa Kemal , Toros dağları eteklerinde bulunan Yıldırım Orduları Grup kumandanıdır ve İstanbul ile şifreli yazışmaktadır. Albay Fahrettin Altay’ın da bulunduğu karargahta 1 Kasım 1918’de Sadrazama yazılan son şifreli mesajda şöyle demektedir : İskenderun’a çıkacak İngiliz askerlerine karşı ateş açılması için ordularıma emir vermiş bulunmaktayım.” M.Kemal Paşa teslimiyeti, retettiği gibi Saray’a ve Hükümet’e karşı da isyan bayrağı açmış bulunmaktadır. Şifre şöyle biter . “ Karakterime uyanı yapacağım!

[vsw id=”6qqwNJ0CJKs” source=”youtube” width=”425″ height=”344″ autoplay=”yes”]

Bu cevaptan sonra İstanbul’un yapabileceği tek iş Yıldırım Orduları Grubunu kaldırarak, Sarı paşayı İstanbul’a çağırmak olmuştur. Bu karşı hamleye karşılık M. Kemal Paşa , sınıf arkadaşı Ali Fuat Paşa’ya dönerek “Paşam,kuvvetlerinizi Ankara civarına naklediniz .” diyerekten milli mücadelenin rotasını çizmiştir.

Yine aynı Mustafa Kemal, Enver Paşa’nın amcası Halil Paşa’yı Bekirağa Bölüğü’nde ziyaret etmiş, ve çok ileriki bir tarihte o’nu Ankara’ya getirterek Sovyet Rusya’ya büyükelçi atamış , Sovyet Rusya’dan silah yardımı alınmasını sağlamıştır.

Milli Mücadele için yanıp tutuşan kadroları iyi değerlendirmiş, örneğin Ege bölgesindeki direnişçilere Teşkilat-ı Mahsusa’nın adamlarından olan Kuşçubaşı Eşref’in çiftliğine İstanbul’dan kaçırılan silahları nakletmiştir. Ege’deki Kuvayı Milliyecilerin düşmana karşı mukavemetinin bu silahlarla gerçekleştiği muhakkakdır.

Mustafa Kemal’in Anadolu’ya geçmek için İstanbul’da oynadığı satranç nihayet neticesini vermiş , tayin emrini alınca “Şah-Mat” demiştir.

Tüm bunları yapan, her hamle için planları olan Mustafa Kemal’in büyüklüğü burada aranmalıdır. Kuşkusuz Milli Mücadele kadrosunun tüm elemanları değerlidir ancak o gün o şartlar altında bütün bunları düşünüp uygulan devrimci kişilik Mustafa Kemal olmuştur.

Şimdi birileri çıkmış diyor ki Mustafa Kemal’i Anadolu’ya gönderten padişah Vahdettin idi.  Özellikler sağ cenahın kalemşörleri ve liberal dediğimiz entelektüel fahişeler Mustafa Kemal ve onun cumhuriyetini bitirmek için sözleşmiş gibidirler. Bir de bunlara kürtçü , ırkçı faşist , democrat görünümlü kravatlı, kravatsız katiller katılmaktadır. Tüm bunlara verilecek tek yanıt : Cumhuriyet kazanacak , sizler kaybedeceksiniz !

Emperyalizmin yediği üç tokat vardır :

  1. Çanakkale Zaferi . Mustafa Kemal burada tarih sahnesine çıkmıştır.
  2. Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali . Emperyalizmin tarihi yenilgisidir. Dünya dengeleri değişmiş , emperyalizme mahkum esir milletler ayağa kalkmaya başlamış ve emperyalizm sömürgelerini kaybetme dönemine girmiştir.
  3. Cumhuriyetin ilanı.  Emperyalistler sanmışlardı ki her şey eskisi gibi olacak.

Özellikle son kısma dikkat ediniz. Mondros 30 Ekim 1918’de imzalanmıştı. 29 Ekim’de de Cumhuriyet ilan edilmiştir. Mustafa Kemal’in tarihsel cevabı budur.

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun değerli okuyucularım.  Esen kalın. 

About the author: admin

Meslek hayatına devam ediyor. Şu sıralar kitap okumaktan başka bir şey yaptığı yok , Photoshop ve Adobe serisinin programları ile ilgilenmekte ancak anlamıyor.Bilişim dünyasından kopamasa da " bu kadar dijital nereye kadar ağbi ? " diyecek kadar protest bir tavra sahip.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir