web analytics

Amerika’da Kölelik

Zalim bir beyazın acımasız gözetimi altında ABD eyaletlerindeki tarlalarda çalışan bir grup zenci köle.
Zalim bir beyazın acımasız gözetimi altında ABD eyaletlerindeki tarlalarda çalışan bir grup zenci köle.

1852 yılında Amerika birleşik Devletleri’nde tüm dünya edebiyatında büyük yankılara yol açan bir roman yayınlandı. Bu büyük bir başarıydı. kitabı yayınlayan yayınevi, gelen istemleri karşılayamayacak hale gelmişti. Daha yıl sonuna gelmeden sadece ülke sınırları içerisinde 300.000 adet satılmıştı. tüm bellibaşlı devletlerden istekler geliyordu.

Bu olağanüstü romanın adı TOM AMCA’NIN KULÜBESİ idi. Serüvenleriyle, A.B.D. gibi geniş bir ülkenin ilgisini çekmeyi başaran bu kişi kimdi ? ” Tom “, bir zenci köleydi. ” Amca ” sözcüğü Güney’li ailelerde en yaşlı ve sadık kölelere verilen sevgi dolu bir isimdi. Roman, bu zavallı kölenin acılarla dolu, hüzün verici yaşam öyküsünü anlatıyordu. Bir efendiden bir başka efendiye satılmış ve sonunda zalim, acımasız bir patronun eline düşerek adeta bir hayvan gibi çalıştırılmış ve en sonunda tüm acılara ve kötü davranışlara dayanamayarak ölmüştü. Bir anlamda Tom, Güney devletlerinde çalıştırılan milyonlarca kölenin simgesinden başka bir şey değildi. Belki de kölecilik konusu, tüm Birleşik Devletler iç barışını etkileyen en büyük ve en önemli sorunlardan biri olmasaydı bu kitap tüm edebiyat dünyasının bu denli ilgisini çekmez, bu kadar büyük yankılar uyandırmazdı. Fakat artık , politikayla ilgilenen herkes sorunun önemini kavramıştı. kitabı okuyan basit işçiden ev kadınına, genliğe kadar tüm insanlar, problemin ağırlığı altında eziliyorlardı. Artık bu andan itibaren köle sorunu karşısında susmak olanaksızdı.

AMERİKA’DA KÖLELİĞİN EKONOMİK NEDENLERİ 

Amerika’daki zenci kölelerden söz edildiği vakit akla daima Güney’deki devletler gelir. Ancak ABD’nin kuruluşunda kölelik, 13 kurucu devletin temelinde de yatmaktaydı. New York, Massachusetts gibi Kuzey devletlerinde de köle ticareti yapılıyordu. bununla birlikte 19. yy’ın yarısında A.B.D.’de bulunan 4 milyon’dan fazla köleden,sadece 50.000’i Kuzeyde yaşamaktaydı. Geri kalanı ise Güney devletlerinde yaşamlarını sürdürüyorlardı. Aradaki bu farkın nedeni belliydi. Kuzey ülkelerinde endüstri ve ticaretle uğraşılıyordu. Bu uğraşları da doğrudan doğruya Amerika’lı insanlar gerçekleştiriyorlardı. Buna karşılık Maryland, Virginia, Kuzey ve Güney Carolina, Georgia gibi Güney devletlerinde ekonomi, dah açok tarıma dayanıyordu. Son derece büyük ve verimli şekir kamışı, tütün ve özellikle pamuk tarlaları vardı. tüm bu etkinlikler de düşük ücret karşılığında çok sayıda el emeği gerektiriyordu. Bu tür işlerde kadınlar ve çocuklar dahi çalışabiliyordu. Bu arada bazı sahil yörelerinde kölelerin çalıştırılması, iki yüzyıl öncesine dayanıyordu. Güney’li ekonomistler şöyle diyorlardı : 

Ticaretle uraşan bir Kuzey’li için köleliğin ortadan kalkması bir şey ifade etmez. Fakat bizim bölgelerimizde böyle bir reformun gerçekleştirilmesi, tüm ekonomik yaşamı etkileyecek büyük bir ekonomik bunalıma yol açar.

 

Güney bölgelerdeki zengin evlerinde köleler ev işlerinde de çalıştırılıyordu.
Güney bölgelerdeki zengin evlerinde köleler ev işlerinde de çalıştırılıyordu.

POLİTİK NEDENLER
Ekonomik nitelikteki bu nedenlerden başka çok daha önemli politik bir neden daha vardı. Amerikan Anayasası’nın bir maddesinde, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, bir vatandaşın, kendi oy hakkından başka her beş kölesi için de bir oy hakkına sahip olduğu belirtiliyordu. Güney’li vatandaşlar köle çoğunluğunu ellerinde bulundurmaları nedeniyle bu haklarını yitirmek istemiyorlardı. Böylece bir anlamda tüm Birlik’in cumhurbaşkanını saptamak yetkisi de onların elinde bulunmuş oluyordu. 

KÖLELERİN YAŞADIĞI KORKUNÇ KOŞULLAR 

Bazı öyküler, kölelerin çok kötü şartlar altında yaşamlarını sürdürdüklerinden, köle ticareti yapan beyazların tüm günlerini kölelerine işkence yaparak geçirdiklerinden söz eder. Ancak bunların hepsine tamamen inanmak sanırız yanlış olur. Büyük çiftliklerde çalışan köleler, çoğu kez o ailenin bir üyesi olarak kabul edilmekteydi. Yaşlı zenci aşçı kadınlar, mutfağı ve evi yönetiyor ; sadık zenci hizmetkarlar sahiplerine yardım ediyor ve efendilerinin çocuklarına gözcülük ediyorlardı. köleler, evlenebiliyor v ebir aile meydana getirebiliyorlardı. Ancak buna rağmen 19. yy ortalarına doğru bu tür aile şekli ortadan kaybolmaya başladı. Efendiler, kentlerde yaşamaya başladılar. Emirleri altında çalışan kölelerin kontrolunu ise görevli gözcülere bıraktılar. Bu beyaz adamlar, yeteneklerini, üstünlüklerini efendilerine göstermek için köleleri öldürürcesine çalıştırıyor, ruhlarını ve vücutlarını yaralayarak onlara en ağır cezaları uyguluyorlardı. 

HAYVAN GİBİ AVLANAN İNSANLAR 

Köleliğe ait bir diğer zalim görünüş de, bu zavallı insanların alınıp satılması ve avlanmasıydı ! Afrika’nın uzak köylerinden zorla kaçırılıp toplanarak, eziyetlerle dolu bir yolculuktan sonra Amerika’ya getiriliyor ve hayvanlar gibi satılıyorlardı. Bir kölenin, pazar meydanında herhangi bir mal gibi sergilenmesi, ne ilk ne de son kez görülen bir manzaraydı. Bundan başka bir köle, birçok kez satılabilirdi. Bu arada şayet bir önceki efendisinin yanındayken evlenmiş, bir aile kurmuşsa yeni efendisinin yanına giderken karısını ve çocuklarını bir daha hiç görmemek üzere terk etmek zorundaydı. 

19. yy’ın ilk yarısında ABD halkının büyük bir kısmı, uygar ve Hıristiyan bir ülkede insanların bu tür şartlar altında tutulmasına karşı çıktı. bu durum karşısında köleliğin kesin olarak ortadan kaldırılması gerekliliği ortaya çıktı. Fakat bu sonuca ancak , 1862 yılında Kuzey – Güney Savaşı sonunda kısmen erişildi.

Not : Çocuklar İçin Tarih Köşesidir. 

About the author: admin

Meslek hayatına devam ediyor. Şu sıralar kitap okumaktan başka bir şey yaptığı yok , Photoshop ve Adobe serisinin programları ile ilgilenmekte ancak anlamıyor.Bilişim dünyasından kopamasa da " bu kadar dijital nereye kadar ağbi ? " diyecek kadar protest bir tavra sahip.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir