Öğreten Adamın günlüğü
12 MART VE İSTİKLÂL MARŞI’NIN KABULÜ
Merhaba Tarihiblog okurları , uzun zamandır siteye gereken ilgiyi gösteremedim. Ama umarım bugünkü yazımızla bu durumu aşıp yeni başlangıçlara yelken açabiliriz. Yarın İstiklâl Marşımızın kabulünün 89. yıldönümünü kutlayacağız. Aynı zamanda Değerli şairimiz Mehmet AKif’i anacağız. Bu tür anma programlarında yazıyı kısa sürede yazmak ve o yazının içine o ruhu katabilmek zor olur. Bir yazının doğumu sancılı olduğu gibi kelimelerin içine verilecek anlam da o derecede güç olacaktır. Bu sebepten bu günkü yazım için epey bir düzenleme yaptım diyebilirim. Umudum odur ki yazının hakkını verebilmişizdir. Bu siteyi ziyaret eden ziyaretçilerimiz için de naçizane bir katkımız olur inancını taşımaktayım.
Sevgili Dostlar ,
İstiklal Marşı’mızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilişinin 89. yıldönümü için toplanmış bulunuyoruz. Aynı zamanda “ iman , istiklâl , hürriyet, bayrak,vatan” gibi Kur’an kaynaklı temel değerler etrafında bütünleşmiş bir milletin kimliğini yansıtan satırların yazarını da anmak için buradayız. Yüreği VATAN ve NAMUS için çarpan yüce gönüllere buradan selam olsun.
Sevgili Dostlar , Türkiye’de bilim adamı görünümündeki aylakların adını bile bilmediği , Amerika / Harward Üniversitesi eski rektörü , ünlü filozof George SANTAYANA şöyle der : GEÇMİŞİ UNUTANLAR, UNUTTUKLARI GEÇMİŞİ BİR KERE DAHA YAŞARLAR.
Zaman , hız ve maddi zenginliğimiz arttıkça ruhlarımızın üşüdüğünü , her gün ekranlardan ölmeye yattığımızı izlemekteyiz. Çılgınca bir tüketimin tam ortasında modern köleler olarak birbirimize “ iyi geceler , iyi şanslar” diyoruz. Batı medeniyetinin önümüze bıraktığı sonuçları – Hayır ! “ deme zahmetine katlanmadan kabul ediyoruz . Okuma eyleminin dibe vurduğu bir Türkiye’nin evlatları olarak 3- 5 kelimeyle Mehmet Akif’i ve O’nun “ Allah bir daha bu millete İstiklâl Marşı’nı yazdıracak günler göstermesin “ dediği , bağımsızlık kavgamızı en güzel şekilde terennüm ettiği on kıtalık o muhteşem dizeleri FAcebook ve MSN Türkçesiyle anlayabilmekte midir ? Bu zor ve çetin sorunun yanıtını vicdanlarımıza bir ev ödevi olarak bırakmak zorundayız .
Oscar Wilde ın “ Hepimiz bataklıklar içindeyiz ama bazılarımız yıldızlara bakıyor “ vecizesi takdir edilen ve hepimizin içinde ümit ışığını doğduracak kadar güzel çağrışımları olan bir sözdür. Mehmet Akif de İstiklâl Marşı’nın dizelerine ruh verirken aslında iman ettiği Allah ‘ın sesine yönelmişti. İstiklâl Marşımızın içerisinde yer alan her bir kelime her bir harf Kur’an kaynaklıdır. Bu şaşmaz ölçünün pınarı ile beslenen şiir , müthiş bir kararlılıkla başlar ve geleceğe duyulan vazgeçilmez ümidin verdiği güvenin ifadesiyle biter. Örnek mi ? Bir Fetih suresinin içindeki “Ey Muhammed ,Doğrusu biz sana apaçık bir zafer sağlamışızdır “ ayeti , Akif’in dizelerinde
Korkma ! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak
O benim milletimindir yıldızıdır parlayacak
O benimdir o benim , milletimindir ancak “ dizeleri ,
İnşirah suresi içindeki : “ Güçlükle beraber bir kolaylık vardır “ ayeti Akif’in dizelerinde
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…
Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal!
Diyerek ete kemiğe bürünmüştür.
Sevgili Dostlar ,
1920 ‘li yılların içinden süzülüp gelen dizelerde iman dolu , ayakları yere basan canlı sözcüklerde gizli ve bizlere unutturulmuş bir kelime bilimsel olarak varlığını bir kez daha ortaya koymuştur. Mustafa Kemal’in ve onun askerlerinin somut olarak savaştığı bu kelime EMPERYALİZM’dir . “ Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar “ , Türk’ün ve onun etkili olan coğrafyasının üzerine barış – özgürlük yalanlarıyla girmiş ve daha ileride ALTIN VURUŞ yapmak için hazırlık yapmaktadır. Sevgili Atatürk ‘ün ölümünden sonra başlayan ; Atatürkçü Türkiye’den uzaklaşma dönemi ile birlikte , Atatürkçü –lâik- cumhuriyetçi Türkiye y e r i n i Atatürk’e ve Atatürkçülüğe karşı bir Türkiye’ye bırakmaya başlamıştır. Bunun fotoğrafı bu gün daha net bir şekilde çekilebilmektedir. Şimdi Atatürkle ve onun ordusu ile hesaplaşan bir Türkiye’de yaşamaktayız. “ Allah Allah ! “ diye savaşan bir ordunun kahraman evlatları şimdilerde kahramanları intihar eden bir millete dönüşmektedir. Mehmet Akif’in “ bu şiir millete ait olmuştur , artık ben onu kendi kitabıma dahi alamam ! “ diyen o yüce ruhun Kur’an kaynaklı dizelerini stadyumlarda ıslıklayanlar acaba ne yaptıklarının farkında mıdırlar ki zamanı ve mekânı şaşırıp Türk milletine kefen biçmektedir ?
Sevgili Dostlar ,
Mehmet Akif’in dizeleri bu gün hâlâ yaşamaktadır. Mehmet Akif’i anmak ve İstiklâl Marşımıza sahip çıkmak Milli Mücadeleye yeniden sarılmak demektir.
Geçmişi bize unutturan Batı medeniyetinin emperyalist hamlelerine karşı bu gün lise çağında olan yarın meslek yaşamına ve tahsil hayatına devam edecek olan her bir Türk evlâdı ve yetişkinleri İstiklâl Marşı okunurken daha bir ciddiyetle ve daha bir dik duruşla kelimelerin hakkını vererek katılmalıdır. Aksi takdirde bu gün Bağımsızlık marşı kalmamış , ordusu dağıtılmış Irak’ta yaşanan bir fotoğrafın soluk renklerinde yerlerini alacaktır.
Değerli Dostlar , buraya kadar beni sabırla dinlediğiniz için sizlere sonsuz teşekkür eder , sözlerimi Mehmet Akif’in dizeleri ile sonlandırarak teveccüh ettiğiniz bu kürsüden en derin hürmetlerimi sunarak ayrılmak istiyorum :
Âsımın nesli … diyordum ya… nesilmiş gerçek
İşte çiğnetmedi namusunu , çiğnetmiyecek.
| Print article | This entry was posted by admin on Mart 12, 2010 at 12:06 am, and is filed under Güncel. Follow any responses to this post through RSS 2.0. Yorum veya kendi sitenizden geribildirim yapabilirsiniz. |



